Sayfalar

hindi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hindi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2013 Pazartesi

Telef hindi-Telef kaporta

Sonunda bu da oldu. Sabah sabah işe giderken yolda bir hindiye çarptık. Ee, yol köy yolu, arabayı kullanan hoca da hızlı sürerse olacağı budur. 
Olay şöyle gelişti.

Biz üç öğretmen otomobilimize binmiş okula gidiyorduk. Arabayı kullanan hocanın canı mı sıkıldı nedir, "Dur bu sefer farklı bir yoldan gidelim." dedi. Önceki gittiğimiz yol sürekli inişli çıkıştı olduğundan fazla hız yapamıyordu. Bu yeni denediğimiz yolsa dümdüzdü. Asfalt kaymak gibi. Yolda gelen gecen araba da yok. Adamımızın resmen kanı bitlendi. Bastı da bastı gaza. Hayır bir şey diyemiyorsun ki, hocam yavaş gidin desen ben nasıl kullanacağımı biliyorum diye tersleyiveriyor. Sonra tabi köyün içine girmeye başladık. Girdik girdik girdik, derken karşıdan karşıya geçen hindileri gördük. Tabi- hayatı tespih yapıp sallayan hindi kardeş- hariç. Bu hindi "yeter amk, batsın bu dünya!" diyerekten atlamasın mı önümüze. Fren yapsak savrulacağız, direksiyonu ani kırsak devrileceğiz, el mahkum çarpıverdik hindiye. Hindi bir tarafa savruldu, kaportanın parçaları öte tarafa. Ayy, hayvandan öyle tüyler uçuştu ki gözümün önünden gitmiyor ya. 

Kaportaya mı yanarsın, hindiye mi yoksa kazada ölen hindinin parasını ödeyeceğimize mi?

Neyse köye vardık sahibini bulduk. Hindi sahibi "Canınız sağ olsun." diyerek para almak istemedi allahtan. Zira böyle durumlarda hindi oluyor sana adeta bir manda, bir su aygırı. Öyle kıymete biniyor ki ne kadar para isteyeceklerini şaşırıyor manyaklar. 

Yahu kardeşim, hayvan sahibi de niye asfalt yolda başıboş gezdiriyor hayvanlarını?
Peki bizim hocaya ne demeli, niye köy yolunda 90'la gidiyorsun? Tamam o yola çocukların çıkmayacağını biliyoruz. Araba da çok az geçiyor. Ama ya hayvanlar?
Neyse dönerken akıllandı da yavaş yavaş şehre ulaşıverdik. 
Şimdi araba tamirde. Bakalım ne zaman yapılıp meydana çıkacak?