Korktuğum şey en sonunda başıma geldi.
Dün gece baykuşları oynayıp kahvaltıya geç gelişimden faydalanan kız kardeşim hemen blog yazdığımı yumurtlayıvermiş evdekilere. Annem hiç durur mu?
"Kitap, demek yazı yazıp internette yayınlıyormuşsun ha"
(Hemen düşün, annemin kızacağı birşey yazdım mı?)
(Baykuşların şahı erkek kardeşim, yoksa dün gece blogun adını mı gördü?)
(Ulan bu evde artık bilgisayarlar da mı karıştırılıyor?)
(Yoksa internet geçmişini silmeden mi yattım?)
(off, çok mu paranoyağım?)
"Kim söyledi, nerden biliyorsunuz, okudunuz mu yoksa?"
"Aaa, hakkaten yazıyormuş. niye göstermiyorsun, bizim dedikodumuzu mu yapıyorsun?"
(Sıçtık ya, bu da sıvama kısmı. Artık yazdığımı kesin olarak anladılar.)
"Şeyyy, kem küm, kendimden bahsediyorum ehe, siz mi? belki birazcık"
"Demek ondan saklıyormuş bilgisayarını bizden"
kız kardeşim hemen "şifreli değil mi dosyaların niye saklıyorsun ki"
(Allahım bilgisayarı karıştırmış söylüyor bir de utanmadan ya, ben seninkini karıştırıyor muyum?)
Olay şuymuş aslında. "Sevgili" kız kardeşim bana "Canım çok sıkılıyor" dediğinde "Blog tut acayip rahatlıyor insan" demiştim. Ah, ne cindir o, hemen anlamış tıkır tıkır yazdığım şeylerin blog olduğunu. Sonra da ben bu sabah kahvaltıya biraz geç geldim ya hemen söyleyivermiş sofradakilere. Şimdi herkes adresini ver diye tutturdu. Bakalım daha pek bir şey bildikleri yok. Ama sevgili internet ve bilgisayar kurdu ailemin (abartmıyorum annem bile öyle) beni keşfetmesi yakındır. Yakında annemin adsız olarak girip "yazını çok beğendim kızım" lı, bol gülen suratlı yorumlarını görürsem hiç şaşırmam.
Galiba artık evde yazarken öyle fazla göze batmasam iyi olacak.
