Sayfalar

hey gaf diyorum da kime diyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hey gaf diyorum da kime diyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2013 Cuma

"Uçağı sevmiyorum" Densizliğim

Meğer ben "Neden doksan aldım allahım, neden yüz değil, neden neden neden!" diye şımarıkça üzülen öğrenci gibiymişim de haberim yokmuş. Hani şu millete hava atarcasına höykürerek ağlayıp kaşla göz arasında da milleti kesen cinsten.

Konu şu benim "Uçağı sevmiyorum." meselesi. Ne zaman biriyle biraz samimileşsem hep  "Aslında ben trenciyim biliyon mu, ama burda ne yapcan, allah seni inandırsın, kredi kartı ekstrelerim uçak bileti taksitleriyle dolu." şeklinde konuşuyorum. Ondan sonra gelsin zılgıt gibi bakışlar, alaycı tavırlar...

Lan ben manyağım he. Harbi bak. Bırak içinde kalsın uçak sevgisizliğin değil mi? Ama yo olur mu? İlla yaşlı nenelerin kimi bulsa "böğürlerim ağrıyor" faslı gibi anlatıp duracağım. Vay efendim Diyarbakır'a hızlı tren gelseymiş, uçağın yüzüne bile bakmazmışım, neler yaparmışım neler. 

Bugün biri yeter diye haykırdı sonunda. "Sana sinir oluyorum, bir sürü uçak biletini ucuz ucuz almışsın, bi de konuşuyorsun!" diye. Tam ıslak odunluğum  he. Dövün beni, valla.

Ne deyim, allah beni ıslah etsin!

Not: "Kendine sayıştırmışsın ama pehh, hala o yüz alamayan öğrenci şımarıklığı." diye düşünüyorsanız , ıslak odun kapınıza kadar kargoyla gönderilir. 

6 Mart 2012 Salı

Peşin Fikirliliğin Zararlarından bir Kuple

Bazen bilmediğim bir şey hakkında saatlerce dalga geçip coşabiliyorum. Sonra aslında ne olduğunu öğrenince de hönk diye kalıyorum.

Malum artık yerimiz Diyarbakır'da sabit, ondan bir örnek vereyim. Buranın ünlü bir alışveriş merkezi var. Adı Ninova. Bu kelimenin anlamını bilmeyenler için, kulağa ne kadar batılı geliyor değil mi? Ulan diyorum bende "Ne diye buraya ait bir kültürden kelime koymazlar ki, şuna bak Ninova. Ne bileyim Dicle Avm olsaydı, Amed avm, Tigris avm ya da Diyar avm" (Aklıma pek öyle havalı isimler gelmedi, idare edin.) 

Dalga geçiyorum, milleti güldürüyorum, kendimden geçip eğleniyorum derken bir gün okuduğum bir kitapta "Yezidiler şehri Ninova" yazısı geçmesin mi? Kitap da Mehmed Uzun'un Dicle'nin Yakarışı hani. Tam buralardan bahsedeni yani. Kitaba tekrar tekrar bakıyorum, yok canım yazım hatası falan yok, bal gibi de Ninova. Sonra  baktım bu böyle olmayacak, araştırdım soruşturdum daha doğrusu vikipedi'ye baktım ki ne göreyim. Ninova'nın dicle nehri kıyısınıa kurulmuş Asurlular'ın başketi olduğu  yazmıyor mu? Allahım, cahilliğimden değil ama salak salak etrafta yaptığım şebekliklerden öyle utandım ki anlatamam.

Bu da böyle bir peşin fikirliğimin anısıdır işte. Neyse dostlar bana müsaade. Daha gidip yanlış bilgi verdiklerime dağrusunu anlatma gezi turlarına çıkaracağım.

22 Ağustos 2010 Pazar

Anne Olunca Yaşlanmamız mı Gerek


Farkettim ki evlenince bazı bayanların üzerine bir ağırlık, efendime söyleyim bir olgunluk çöküyormuş ki sormayın. Yaşları adeta bir anda dört beş sayı artıyor ve yaptığı eski çılgınlıklardan "Geçliğimizde biz neydik, pehhh!" diye bahsediyorlarmış.

"Gençken ev işlerine elimi bile sürmezdim. Şimdi başa gelince yapıyorsun, sen de öyle olacaksın, demedi deme."
 (Yav hanım abla yaşın kaç pardon, aynı yaşta değil miyiz senle? Ne gençliğinden bahsediyorsun allasen.)

Haliyle benimle bu şekilde konuşan her genç anneye, yaşını sormadan, abla diyorum ya sonunda gelmez mi kocaman bir gaf.

"Şey bilmemne abla kaç doğumludunuz siz?"

"85 canım" (Bak, o kadar küçüğüm ki ondan, 'canım' la hitap ediyor bana.)

"Nee, gerçekten mi, şey ben de 85'liyim."

Zaten ondan sonra ikimizinde davetli olduğu tüm iftar boyunca ona neden abla dediğimi açıklamaya giriştim. Ne demeliydim ki gafım yenilir yutulur hale gelsin.

"Şey büyük gibi gördüm sizi" (yok olmadı)

"O kadar olgun göründünüz ki" (ııııh)

"Eşiniz 32 yaşında olunca ben şeettim." (Off, olmadı şimdi de kadını çok genç evlenmekle itham ettim.)

"Kızınızın yaşı, eee şey." (Yok bunu devam bile ettiremem, Hemen de çocuk yaptın oluyor.)

Ben böyle durumu kurtarmaya çalışırken iyice batırdığımı düşüneyim, kendini artık yaşlı gören genç anne meğer hiç alınmamış, anneme kompliman yapıyor.

"Ayy, ablacım o kadar gençsiniz ki, sizin bu kadar buyük çocuklarınızın olacağı hiç aklıma gelmezdi." 
(Bu kadar büyük?)

........

Yok kardeşim ben evlenince hiç öyle olgunluk, yaşlılık, çok görmüşlük havasına falan girmeyeceğim. Neysem o. Eski tatlı çılgınlığa devam.