Sayfalar

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Artık devir değişti, e tabi Explorer da değişti!

Değişim hayatın her alanında kaçınılmaz bir şekilde yaşanıyor. Konu teknoloji olunca değişimin hızına ayak uydurmak daha zorlaşıyor. Bir zamanların efsane tarayıcısı olan Internet Explorer da, çağa ayak uyduramadığı gerekçesiyle kullanıcılar tarafından bırakılmıştı. Ancak son zamanlarda Internet Explorer çıkardığı yepyeni versiyonuyla tamamen değiştiğini söylüyor.

''www.explorerdegisincebenben.com'' adında bir blog açan Internet Explorer, geçmişte eleştiri yağmuruna tutulduğu eski versiyonlarıyla bizzat kendisi dalga geçiyor. Yeni IE10’un eskisiyle alakası olmadığının altını çiziyor.

Bu değişim, blog’da pek çok görsel ve video ile anlatılıyor. Özellikle, 90’ların ünlü yıldızları ile Vine’ı buluşturan videolar bir başka dikkat çekiyor. Bu videolarda yıldızlar eski şarkılarından birer bölüm söylüyor, ardından da ‘’#explorerdegisincebenben’’ hashtag’ini gösteriyorlar. Videoları izlerken insanlar, özellikle 90’larda çocuk olanlar zamanın çok hızlı geçtiğini anlıyor. İzleyenler, kendi değişimlerini  #explorerdegisincebenben etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamışlar bile.

www.explorerdegisinceben.com



Bir bumads advertorial içeriğidir.

5 Temmuz 2013 Cuma

İşkembe Sevmeyenler Okumasın

Kimi çok sever bu yemeği, kimisi nefret eder. Kimisinin canının çekmesi için sadece adını duyması yeterken, bazılarının kokusuna bile tahammülü yoktur. 

Ben, işkembe çorbası için ölen güruhtan oluyorum. Ve şimdiden söylüyorum bu işkembe çorbasına yazılan bir güzelleme olacaktır. Kaldıramayanlar lütfen okumasın.

Şöyle sirkeyle çeşnilenmiş, hafif salçalı, minik taze kırmızı biberli. Sarımsak bak, olmazsa olmazı. İşkembe de öyle minik minik değil düzgün doğranmış olacak. Dişe değecek canım. Hangisi şirdanmış, hangisi börkenek, kırkbayır bileceksin. Dumanı üstünde, üfleye üfleye yemeğe çalışacaksın. Böyle içini bir hoş edecek. Of of of bir de üstüne limonu sıktın mı, değmeyin keyfime.

* * *

Anneannemlerin buzluğunda her zaman biraz işkembe bulunur ve ben ne zaman Ankara'ya gelsem, hiç kaçarı yok, o işkembe pişecek. Anlayacağınız Ankara'dayım. Dün de işkembe çorbası içtim ve tadı damağımda kaldığından dayanamadım bu yazıyı yazdım. Şimdi hararetle öğle yemeği zamanını bekliyorum. Dünden biraz daha çorba kalmıştı da.

2 Temmuz 2013 Salı

Hürriyet Seyahat 10 Yaşında!


Hayal kurmaya devam! Unutulmaz yolculuklar hayalle başlar. Hürriyet Seyahat 10 yıldır, yazarlarıyla, okurlarıyla dünyayı geziyor. Farklı kültürleri, coğrafyaları sayfalarına taşıyor, seyahat hayallerini kışkırtıyor.

Alkoçlar:
Deniz ve rüzgarın eşliğinde… Alkoçlar Alaçatı
Sadece birbirinize zaman ayırabilmeniz için… Alkoçlar La Boutique
Her şey dahil konseptine "Huzur" da dahil… Alkoçlar Adakule


ETS: Hoop diye yaz geldi. En avantajlı tatil fırsatları için etstur.com

Pegasus: Pegasus’la İstikamet Yurt Dışı!
Çok uygun fiyatları ve 29 ülkelik uçuş ağıyla yurt dışına uçuşun kurallarını yeniden yazan Pegasus; isteyen herkesi yurt dışına uçuruyor.
Hemen flypgs.com’u tıklayın, siz de uçmaya başlayın!

Rixos: Rixos’un küçük misafirlerine Disney Müzikali hediye... Rixos Hotels’de yaz boyunca konaklayan çocuklar hayran oldukları ve çok sevdikleri karakterlerin yer aldığı “Disney Live! Mickey’nin Müzik Festivali”ni ücretsiz izleyecek!

Setur: Yurt dışı seyahatlerinizde alışveriş keyfi sunan Setur Duty Free mağazaları, Türkiye’de ve dünyada en özel seyahat deneyimleri için Setur Turizm, zamanı değerli olanların tercihi Setair ve 7 denizdeki eviniz Setur Marinaları ile Setur hayatın her alanında hizmetinizde...


Tatilbudur.com: TatilBudur.com’da yaz fırsatları devam ediyor. Kısa bir süre ve sınırlı sayıdaki odalar için “ %35’e varan indirim, peşin fiyatına 12 taksit ve şimdi al, 4 ay sonra ödemeye başla” fırsatlarını kaçırmayın.

Teztur: Temmuz ayına özel yurt içi otellerde %35'e varan indirimlerle tatil fırsatlarımız devam ediyor.  01-08 Temmuz tarihleri arasında min. 4 gece "Uçaklı Kıbrıs Paket Turları"mızda Otel-Havalimanı-Otel transferleri ücretsiz olarak verilmektedir. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı "Yurt Dışı Turları"mızda avantajlı fiyat ve paket seçenekleri temmuz ayında devam ediyor. Detaylı bilgi ve rezervasyon için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. (www.teztour.com.tr)

Touristica: Belki de yılın en güzel günleri için bir tercihte bulunurken tatilinizi tesadüflere bırakmayın. En iyi fiyatlar, en iyi yerler için Touristica her zaman yanınızda.

TURA TURİZM: Her şey dahil tatile Avrupa’da devam ediyoruz. Şeker Bayramı’nda Akdeniz kıyılarında 4 ülke 7 şehir gezerek 47 yıldır olduğu gibi "Hayat Bayram Olsun" diyoruz. 5 yıldız konforunda her şey dahil konseptinde tüm gün alacağınız içecekler, sabah-öğle-akşam yemekleriniz dahildir.

VIP TURİZM: Her tatilde VIP Turizm’den mil hediye! Tüm Miles & Smiles üyeleri VIP Turizm’den yapacakları tüm tur ve tatil alışverişlerinde hediye millerin sahibi oluyor! Miles & Smiles üyeleri THY uçuşlu yurt dışı tatil programları için ödedikleri her 100 Euro karşılığında 100 Mil, yurt içi tatil paketleri ve konaklamaları için ise her 100 TL karşılığında 60 Mil kazanıyor.


Bir bumads advertorial içeriğidir.

26 Haziran 2013 Çarşamba

Bir Takım Mevzular...

Türkiye'de en  çok doğulan ayın ocak olduğuna karar verdim. Hatta bir ocak. Tabi bununla ilgili bir araştırma yapmış değilim. Benimkisi sadece sınırlı bir gözlem. Güney doğu daha doğrusu Diyarbakır gözlemi. Orada ne kadar bir ocak doğumlu insan gördüysem hep asıl doğum günlerinin o gün olmadığını, babalarının akıllarına gelen ilk tarih bu olduğu için bir ocak yazdırdıklarını söylüyorlar.

Aslında babalar da bir yerde haklı. Ee kırsal kesim; tarla var, hayvan var; sonra kışın karı, buzu, soğuğu var. Ha deyince nasıl şehre ineceksin? Düşünün bundan en az yirmi yıl öncesi. Tabi doğum günlerini eşlerine sorsalar iyi ederlerdi. Zira bilirsiniz, tarihleri genelde sadece biz kadınlar hatırlarız.

Bir de bu konudan hareketle aklıma saçma sapan bir soru geliyor. Bu insanların burçlarını nasıl tespit edeceğiz? Hoş, sanki burcunu bilmezsem tam olarak tanıyamazmışım gibi. Bunlar hem Amerika'nın empozeleri işte(!)

Tabi mevzularımın arasında sadece bunlar yok. Mesela yavaş arabaların neden sol şeritte gitmekte ısrar ettiklerini merak ediyorum.

Sonra bonesiz havuza giren insanların neyin ispatında olduklarını.

Sonra bozuk para tümleyen marketlerin sana lütfedermiş gibi darvanmalarını. Asıl ben lütfediyorum onlara. Yoksa az ilerideki diğer markete de gidebilirdim. Bozuk parasız kalınca kıvrım kıvrım kıvranıyorlar ama n'aber.

Sonra şu müşteriye doymuş kafelerdeki garson kibrini de beni öldürüyor. Daha şaşılası olan şeyse bu kibre bayılan insanların da aramızda var olması. Gerçekten he, böyle normal insan gibi yürüyor geziyor, bunlar.

* * *

Neyse bu düşünce yağmurları uzar. 
En iyisi ben gider, Bihter ölür, Behlül Kaçar:)

24 Haziran 2013 Pazartesi

Bu da Benim Metrobüs Anım

Metrobüse  bineceğim. Sabahın en civcivli zamanı. Biliyorum ne kadar beklersem bekleyeyim asla  o upuzun yolu oturarak gidemeyeceğim. Neyse el mahkum "bari sırtımızı rahat bir yere dayarız." diyerekten içeri sür'atle dalıyorum.

Sırtımı yasladığım yerin hemen yanındaki koltukta olağan bir kavga var. Bilirsiniz klasik yer kavgası. Tam kulaklığı çıkartıp telefondan müzik açacak kadar sıkıcı bir olay diyordum ki "Bakayım nelere benziyor bunlar, belki anlatacak malzeme bulurum." dedim ve birden mal bulmuş mağribi gibi oldum. Bir oturana,  bir de ayaktaki yaşlı adama baktım ki, bunlar aynı kişi! Bir an ayna yanılması sandım hatta. Hayır hayır siz ikiz diyebilirsiniz belki onlara ama bence ikizden de öte. Tıpatıp aynıydılar. Zayıflıkları, sekiz köşeli kasketin altından çıkan bembeyaz saçları, avurtları içine çökmüş yanakları, kamburlukları, gözleri, mimikleri hepsi hepsi aynıydı. Hatta bu yetmiyormuş gibi ceketleri, gömlekleri ve pantolonlarıyla da bir örnektiler. Hani küçük kardeşleri aynı giydirme gibi abuk bir hastalık vardır, bilirsiniz. Sanki bunların üzerine onulmaz bir şekilde yapışmış bu gelenek. Anlayacağız kavgalarını bıraktım, hayretle yaşlı amcaları izliyorum.

Tabi kavga benden habersiz dur durak bilmeden devam ediyordu. Ayaktaki adam ikizine "Niye benim oturacağım yeri veriyorsun?" diye kızıyor bir yandan da yerini gasp ettiğini düşündüğü şişko adama "kardeşim poşet konmuş koltuğa oturmak var mı?" diye sayıştırıyordu ki birden Aaah! diye çığlık atarak metrobüsten iniverdi. Yalnız bu arada çok güzel bir şey oldu. Oturan kopya amca da indi kardeşinin arkasından. Ben pusuda bekleyen kedi kaçırır mı? En ıslak kedi yavrusu bakışımı takınarak öyle bir baktım ki koltuğa, "Geç, bacım sen oturuver." dediler acıyarak. Hemen oturdum tabi.

Ve metrobüs hareket etmeye başladı. Dışardaki renkli fotokobiler hala birbirleriyle kavga etmekle meşgul. Bense şöyle bir baktım diğer insanlara, benden başka kimse bu ikiz ve hala birbirlerinin tıpatıpı olaya azmetmiş yaşlılara hayret etmemiş gibi duruyordu.