ilkokula gidiyorum o sıralar. Şimdinin gotik komşu kızı Aslı "Anneanne yaa, kuşum öldü" diye ağlayarak eve gelmişti. Anneannem en şirin, en hain, en cadı sila halini takınıp bak şimdi napacağız diyerek cart diye bir anda hayvanın kafasını kopartıp hepimizin gözlerimizi belertmişti. Sanırım çatlaklığının ilk resmi kaydı da bu şekilde tutulmuş oldu. Ondan sonra da korkularımızı bir kenara küşküşleyip hummalı bir operasyona girişti.
- Tabak
- Neşter
- Tuz
- Pamuk
- Yapıştırıcı
Bir iki saat içinde komşu kızı Aslı'nın doldurulmuş ölü bir kuşu oldu ama annesi kuşun çatlak teyzede kalmasının çok daha iyi olacağına karar vermiş olacak ki "Çabuk götür onu bulduğun yere!" diye duyulan avaz avaz bağırtıların ardından, kuş anneannemin vitrinini süslemeye başladı. Ta ki, onun tabiriyle köyün bebeleri kuşu alıp parçalayana dek.
......
Yıılar sonra ben on sekizimdeyken anneannemin bir akvaryum tutkusu oluştu ki akıllara zarar.
- Bak şu fazla yemekten öldü.
- Şu kırmızılı şunu yedi. (kuyruğu gösteriyor)
- Şu kendi yavrularını diğerlerine servis etti.
- Şu çok hasta, yaşamaz.
Onu, yüreği hayvan sevgisiyle dolu, içim rahat, gönlüm huzurlu(!) bir şekilde bırakıp başka bir zaman evine tekrar gittim ki ne göreyim? Akvaryumun arkasında birşeyler sallanıyor. Ucube mi desem, paçavramı, kemik parçaları mı anlayamadım. Böyle uzaktan gözler falan görünüyor ya yok çıkaramadım. İyice yanına sokuldum ki hih! Kadın bildiğiniz ölmüş balıkları kurutup ipe dizmiş, akvaryumdaki balıklara ayar çekiyor. Ondan sonra diğerleri de fazla yaşamadı zaten. (Çeşitli spekülasyonlar göre kalpten gitmiş olabilirler, ama elimizde bir otopsi kaydı olmadığından kesin bir şey söylemek zor.)
......
Anneannemin bir de ilginç teorisi var. Karpuz kabuğunu tas gibi kafamıza geçirirsek zihnimiz açılırmış. Annem felaket sinir oluyor. Komşuların yanında kabuğu onun kafasına geçirip onu rezil etmeye çalışıyormuş zira. Ah annem ah! Geçirseydin ne olurdu sanki. 6 senede bitirdiğin açık öğretim fakültesini 3 senede bitirirdin belki.
Var ya kadının içinde nasıl kalmışsa artık "Şu karpuz kabuğunu bari sen geçirseydin kafana" diye inatla peşimde. Bakalım kısmet. KPSS'de çok çaresiz kalırsam deneyebilirim.