Şimdi bu asık suratlı kaynana aday adayıyla kılavuz bacımız dün oğlanı akşam getireceğiz diye söz verdi ya dedim ki "Oh, şu ipekli kumaşlara sarmaya kıyamadıkları oğlanı sonunda göreceğiz." Ama akşam telefon ettiler "misafirlerimiz geldi yarın öğlen geleceğiz." diye. Dedim aha yarın bunlar gelmezler.
Annem heyecanlı, anneannem heyecanlı. Boru mu evde kalmış kızlarına ilk defa görücü gelmiş.(pehh!) Sabahleyin erkenden kalktık. Misafirler on iki gibi gelecekti zira. Ben işin gırgırındayım annem benden heyecanlı. Bir de gergin ki sormayın. "Uff hiç böyle sitresli işleri de sevmem ki, keşke sende ablan gibi 'anne ben evleneceğim, sizinle tanışacaklar' deseydin." deyip duruyor.
Neyse efendim giyindik, süslendik, bu sefer anneannemin gönlü olsun diye gözlük de takmadık. Hafif bir ev makyajı yaptık aşağı indik. Oturduk bekliyoruz ki gelsinler. İşte diyorum "bu sefer kız bakma olayının ne olduğunu içeriden tam olarak anlayabileceğim." Anneannem her zaman hasta olan dedemi bile bayramlık delikanlılar gibi giydirmiş. Ütülü pantolonu ve siyah gömleğinin üstüne giydiği zevkli süveteriyle adamcağız göz dolduruyordu valla. Fakat kötü sürprizin eli kulağındaydı. Birazdan kimseye sormadan telefon kablolarından süzülüp eve yayacaktı kötü mesajını.Tam gelme saatlerinde evi kılavuz kadın aradı.. O anda bir kahkaha atmışım ki sormayın. Annem sus diyor ya dinleyen kim. Ben bir yandan gülüyor bir yandan da "Aha gelmekten vazgeçtiler anne. Sen yaptığın keke yan!" diyorum. Hakikaten de gelmekten vaz geçmişler. Sebebi şu bu. Bilemezsin. Oğlan istemedi diye haber yolladılar. (Ne oğlan ama. Adam otuz yaşında.) Allahım şu hale bak! Daha kendisi görmeden anne anlatışıyla kız beğenilmiyor! (Pısırık herif!)
Bunlar gelmekten vazgeçti ya annemle anneannem benim güzelliğim hakkında kıyasıya iltifatlarda bulunmaya başlamasınlar mı? Sanırsınız ben peri padişahının kızıyım elin oğlu neler kaçırıyor da haberi yok. Mermer gibi kızmışım. (Anneannemin orjinal iltifatları.) Hiç üzülmeyecekmişim. Elimi sallasam ellisiymiş. Kaynana zaten huysuzun tekiymiş. Oğlundan önce gidip kıza bakmak da ne oluyormuş. Falan da filan. Anlayacağınız bunlar benim hatırıma kadında günah falan bırakmadılar.
Peki benim duygularım mı ne? Doğrusu oğlanın gelmediğini öğrendiğimde kahkalara boğulmadan önce derin bir oh çektiğimi hatırlıyorum. Zira dün gece uyumak için gözlerimi kapatırken "Allahım benim bu güldüğüm iş başıma patlarsa ben Türkiye'yi nasıl bırakır giderim?" diyordum. "Ulan daha Türkiye'yi şöyle düzgünce gezemedik bile!"
Yani sonuç olarak oğlanın kendini göreydik iyiydi emme göremedik. Sağlık olsun. Ancak görücülük işleri bana göre değil, anladım. Hadi ben eğleniyorum tamam da iş bozulunca annem ve anneannemi bir türlü üzülmediğime ikna edemiyorum. O kötü işte.
....................
Bu görücülük olayları sırasında kendi kendime nasıl bir eş istediğimi tam anlamıyla düşünme şansım oldu. Onu da söyleyeyim de tam olsun. Benim bilgimle, ilgilendiğim konularla dalga geçmeyecek, entelektüel anlamda gelişimime destek olacak, kafa yapısı liberal olmakla birlikte akılca benden üstün olacak ama beni ezmeyi aklından bile geçirmeyecek. Çok zor görünüyor değil mi böyle birini bulmak.
Not: Aslında böyle bir arkadaşım var. Hem de erkek. Ancak ne ben ona ne de o bana aşık. Hatta bırak gönül ilişkisini neredeyse başka gönüllere olan kırgınlıklarımızı anlatıp birbirimizin omzunda ağlıyoruz o derece yani.
Annem heyecanlı, anneannem heyecanlı. Boru mu evde kalmış kızlarına ilk defa görücü gelmiş.(pehh!) Sabahleyin erkenden kalktık. Misafirler on iki gibi gelecekti zira. Ben işin gırgırındayım annem benden heyecanlı. Bir de gergin ki sormayın. "Uff hiç böyle sitresli işleri de sevmem ki, keşke sende ablan gibi 'anne ben evleneceğim, sizinle tanışacaklar' deseydin." deyip duruyor.
Neyse efendim giyindik, süslendik, bu sefer anneannemin gönlü olsun diye gözlük de takmadık. Hafif bir ev makyajı yaptık aşağı indik. Oturduk bekliyoruz ki gelsinler. İşte diyorum "bu sefer kız bakma olayının ne olduğunu içeriden tam olarak anlayabileceğim." Anneannem her zaman hasta olan dedemi bile bayramlık delikanlılar gibi giydirmiş. Ütülü pantolonu ve siyah gömleğinin üstüne giydiği zevkli süveteriyle adamcağız göz dolduruyordu valla. Fakat kötü sürprizin eli kulağındaydı. Birazdan kimseye sormadan telefon kablolarından süzülüp eve yayacaktı kötü mesajını.Tam gelme saatlerinde evi kılavuz kadın aradı.. O anda bir kahkaha atmışım ki sormayın. Annem sus diyor ya dinleyen kim. Ben bir yandan gülüyor bir yandan da "Aha gelmekten vazgeçtiler anne. Sen yaptığın keke yan!" diyorum. Hakikaten de gelmekten vaz geçmişler. Sebebi şu bu. Bilemezsin. Oğlan istemedi diye haber yolladılar. (Ne oğlan ama. Adam otuz yaşında.) Allahım şu hale bak! Daha kendisi görmeden anne anlatışıyla kız beğenilmiyor! (Pısırık herif!)
Bunlar gelmekten vazgeçti ya annemle anneannem benim güzelliğim hakkında kıyasıya iltifatlarda bulunmaya başlamasınlar mı? Sanırsınız ben peri padişahının kızıyım elin oğlu neler kaçırıyor da haberi yok. Mermer gibi kızmışım. (Anneannemin orjinal iltifatları.) Hiç üzülmeyecekmişim. Elimi sallasam ellisiymiş. Kaynana zaten huysuzun tekiymiş. Oğlundan önce gidip kıza bakmak da ne oluyormuş. Falan da filan. Anlayacağınız bunlar benim hatırıma kadında günah falan bırakmadılar.
Peki benim duygularım mı ne? Doğrusu oğlanın gelmediğini öğrendiğimde kahkalara boğulmadan önce derin bir oh çektiğimi hatırlıyorum. Zira dün gece uyumak için gözlerimi kapatırken "Allahım benim bu güldüğüm iş başıma patlarsa ben Türkiye'yi nasıl bırakır giderim?" diyordum. "Ulan daha Türkiye'yi şöyle düzgünce gezemedik bile!"
Yani sonuç olarak oğlanın kendini göreydik iyiydi emme göremedik. Sağlık olsun. Ancak görücülük işleri bana göre değil, anladım. Hadi ben eğleniyorum tamam da iş bozulunca annem ve anneannemi bir türlü üzülmediğime ikna edemiyorum. O kötü işte.
....................
Bu görücülük olayları sırasında kendi kendime nasıl bir eş istediğimi tam anlamıyla düşünme şansım oldu. Onu da söyleyeyim de tam olsun. Benim bilgimle, ilgilendiğim konularla dalga geçmeyecek, entelektüel anlamda gelişimime destek olacak, kafa yapısı liberal olmakla birlikte akılca benden üstün olacak ama beni ezmeyi aklından bile geçirmeyecek. Çok zor görünüyor değil mi böyle birini bulmak.
Not: Aslında böyle bir arkadaşım var. Hem de erkek. Ancak ne ben ona ne de o bana aşık. Hatta bırak gönül ilişkisini neredeyse başka gönüllere olan kırgınlıklarımızı anlatıp birbirimizin omzunda ağlıyoruz o derece yani.


