Sayfalar

haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2013 Cumartesi

Benden Haberler -2-


- Bu sefer aklıma ne geliyorsa yazacağım. Anlaştık mı?

"Kelebeğin Rüyası"na gittim ben bir ara. Ağlamak değil de böyle insanın içine işleyen bir hikayesi var. Böğrüme öküz oturuyormuş gibi hissettim resmen. Sonunun kötü biteceğini her karesinde biraz daha gözüne sokuyor insanın. Yalnız filmler pek çok konuyu öğrenmek için en önemli çağrışım şubeleriymiş. Bir kere Mükellefiyet kanunu ne demek bilmiyordum ben. Öğrenince şoka girdim. 1940 yıllarında Zonguldak'ın kırsalında yaşayan erkekler için madenlerde çalışma zorunluluğu varmış. Suç işleyen mahkumlar, askerlik zamanı gelen erkekler hep buralarda çalışıyorlarmış. Madenden kaçmak da büyük suçmuş. Size bir de linkler vereyim. Belki işinize yarar.



- Bu aralar beni benden alacak sürükleyici çıtır çerez kitaplar oluyorum sadece. Mehmet Murat Somer'in kitapları, Alacakaranlık'ın yazarından "Göçebe" filan. Kafam pek çok konuyla o kadar dolu ki, zihnim ağır şeyleri sindirmeden kusuveriyor. Hiç bir şey anlamıyorum okuduklarımdan.

- Bir ay oluyor, annem geldi Fransa'dan. Altı aydır orada ablamın bebeklerine bakıyordu. Çok özlemişim yahu. benim de mart sonu mini bir Ankara ziyaretim oldu. Kısa, öz ama mutluluk verici cinsinden.

- Devlet yurdunda kaldığım zamanları hatırlıyorum da 10-12 kişilik odalarda nasıl da uyumuşum. Şimdi aynı evde yaşadığım kız yan odada gitar çalışıyor da dıngırtısından radyonun sesini iyice açarak uyuyabiliyorum. He bu arada o kızı evden gönderdim ben. Gerçi "git bu evden!" demedim. Olay aynen şöyle gelişti. Şu yazıda anlattığım gibi evi değiştirdik. Evde sene başı itibatiyle dört kişi olmuştuk. Bu gelme dediğim kız bu dönemin  başında "Kendi başıma eve çıkacağım, ev bakıyorum." diye söyleyip duruyordu. Ama ne çıktığı vardı, ne de tam olarak kalacağının belirtisi. Bizde hep bir tedirginlik... En sonunda kalan üç kişi olarak ev aramaya başladık. Bulduk, tuttuk kontratı imzaladık. Taşınmamıza artık beş altı gün var yok, tutturmasın mı "Ben de sizle geleceğim." diye. Artık az kişiyiz diye evi de küçülmüştük. Böyle yumurtadan çıkar gibi son dakika golü de ne oluyordu? Hem aramızda kalsın, ben yatak döşek hasta yatarken yanıma kadar gelip "Ama temizliğini yapmalıydın!" diye söylendiğinden beri hiç hazzetmiyordum bu kızdan da işte kör topal yaşayıp gidiyorduk. Anlayacağınız, yeni eve bu kız gelmeyecek diye göbek atıyordum ki bunun bizimle geleceğini öğrenince iki dakikalığına şampiyon olmuş Fenerbahçe gibi boynum büküldü. Yok olmaz, bu şampiyonluk sonuna kadar gitmeli deyip "Canım, sen bizle gelmek istiyorsun ya yeni evi senin gelmeyeceğini bildiğimizden küçük tutmuştuk. Sen nasıl sığacaksın?"

Ama yani haklıydım. Biz bu kız gidiyor, az kişi kaldık. Daha ucuz bi ev bulalım diye taşınırken, hatun peşimizden gelmeye kalkıyor. Babababa! Dengesizliğe bakar mısınız?  

Efendim şimdi onsuzuz, mutluyuz.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Kısa Kısa...

- En çok beni irlanda'dan düzenli olarak okuyan kişiyi merak ediyorum. belki izleyiciler arasında bu kişi de vardır ama ben yine de kim olduğunu çıkaramadım.
Hey, irlanda'da daki okurum söyle hangi şehirdesin. Dublindeysen eğer benim için James Joyce'ye ve Oscar Wilde'de bir selam çak. Ve kimsin sen?

- Annem şu yazıma inat bugün tam bir temizlik kumkumasına dönüştü. 30 Ağustosun da tatil olmasını fırsat bilerek tüm bayram temizliğini yapıp çıkmak istiyormuş. Hadi bakalım...

- Dün erkek kardeşimle masa tenisi oynamaya gittik ve ben ona göre o kadar kötü oynuyordum ki artık utancımdan "kusura bakma kardeşim, bir daha benimle oynamak istemezsen anlarım." dedim. Peki o ne dedi bunun üzerine? "Yok abla ben çok eğleniyorum, ama seninle eğleniyorum. Hem sende yeteneğin çekirdeği de var. Ay çekirdeği kadar." Acilen bu lafları ona yedirmek için masa tenisinde ustalaşmam gerek.

- Yeni evli kardeşimle telefonda konuştum. Şimdi de eşinin şok olmaları arasında 1000 parçalık puzzesini hiç resmine bakmadan yapıyormuş. (Sanırım eşi onun o puzzle'yi kaç kere yapıp bozduğunu bilmiyor.)

- Hazır su böreği yufkasından börek hiç güzel olacak gibi durmuyor. Bilmiyorum iftardan sonra karar vereceğim buna.

- Ve son olarak akşama bamya var. oley!

Ve Şimdi Haberler...

Marmara üniversitesi sonunda sır gibi saklanan akademik takvimini açıkladı. Dersler 20 Eylül'de başlıyormuş. Diğer bütün üniversiteler tarihlerini açıklamışken haftalardır akademik takvimini açıklamayan Marmara Üniversitesi yönetimi ise neden geç açıkladığıyla ilgili sessizliğini hala koruyor. Ancak kulislerden alınan son bilgiye göre bunun nedeninin yeni rektör seçimleriyle alakalı olabileceği yönünde.

Bununla birlikte okullarının açılmasına bir aydan az bir süre kaldığını yeni öğrenen Marmara öğrencilerinin etekleri tutuşmuş durumda. Yaz boyunca birbirlerinin hatırlarını netten bile sormaya tenezzül, pardon vakit bulamayan gençler yeni sms kampanyasıyla birlikte hummalı bir mesaj atma trafiğine giriştiler. Ancak arayı bu kadar açan gençlerin arasına girmesi kesin olan soğukluk, sms'lerini chat olarak kullanamamalarına neden oldu. Bu konuda röportaj yaptığımız son sınıf öğrencisi "Kitap gibi Kız" ise endişelenecek bir şey olmadığını yakında bayramla birlikte atılan tebrik mesajlarının da etkisiyle aradaki buzların eriyeceğini ve yine eski geyik mesajlarına dönülebileceğini belirtti. Mesajların ne şekilde devam ettiğini sormamız üzerineyse önce "hiç sesin soluğun çıkmıyor" "nerdesin" gibi sıradan fakat pişkince mesajlardan sonra yavaş yavaş "naber" "uyudun mu" "napıyorsun, canım sıkıldı bi msj atayım dedim" ve akabininde "yarın ders kaçtaydı" "hoca derse girdi mi" ye ve en sonunda "kendimi iyi hissetmiyorum ödevi bensiz yapın" densizliğindeki mesajlara değin ulaşabileceğini söyledi. Onu yeni yaptığı 11000 sms ile başbaşa bırakırken size de bol sms li günler diliyoruz. Ve aman diyoruz. Lütfen arkadaşlarınızla aranıza fazla uzun mesaj aralıkları koymayın.

İyi günler Türkiye. Her nerde yaşıyor ve yaşatıyorsanız...