
Bir de nedense bize avrupadan sadece ucuz şampuan getirirlerdi. Herhalde uzak akraba olduklarından. Annem o şampuanlardan nefret eder ama birşey de diyemez, hemen bitsin de tekrar panten’e blendax’a geçelim diye bol keseden kullanırdı. Hala içimde onları gizlice tuvalete döktüğüne dair haklı şüphelerim var. Bundan dolayı oradakilerin uyduruk şampuan kullandıklarını ama Willy wonka’nınkiden bile daha lezzetli çikolata yediklerini hayal ederdim.
Bu durum ne kadar etkilediyse artık beni, büyük amcamın iflas edip de Belçikaya gitmesini tatillerde gelecek çikolata olarak hesaplamıştım, anlayın artık.
Halbuki manyak kız, o Avrupa çikolatalarının hepsi Türkiye de satılıyor. Alâsıysa Kahve dünyası’nda, Çengelköyde ki Çikolata-Kahve de. Hem onların bizimki gibi Beyoğlu çikolatası bile yok. Fakat buna rağmen mantığım onlardan kat kat öndeyiz derken kalbim çikolata getirmeyenleri evlerinin önünde bedava büyüyen duttan yedirmeyenlerle bir tutuyor.
.....................
Fransa’dan ablamın getirdiği çikolatalar bak şimdi nerelere götürdü beni. Valla Proust gibi kızım, her yediğim şeyden bir hatıra çıkarıyorum. Bir de çaya madlen batırıp yesem kimbilir neler yazacağım.
“Baaak Almanya'dan geldi.” diyerek karşımıza geçip afiyetle yerlerdi de bi gıdım olsun vermezlerdi bize'' haha doğruymuş demek annemde böyle anlatırdı :D
YanıtlaSilKİTAP GİBİ KIZ
YanıtlaSilaramıza hoş geldin! Blogun EDEBLOG'a eklendi. Bizi desteklemek adına destekleme aparatını sitene yerleştirirsen memnun oluruz.
Sevgiyle
Son cümleye çok güldüm. :) Kimbilir?
YanıtlaSilçocukluk sorunsallarımdan birine parmak bastığın için teşekkür ederim :)
YanıtlaSilO kadar güzel bi yazı olmuş ki ne olur çaya birde madlen batırıp ye çünkü o eğlenceli yazıyıda merak ediyorum :)
YanıtlaSilçok teşekkür ederim arkadaşlar.
YanıtlaSil