Şu ömrü hayatımda sevmediğim ama gitmeye de mecbur olduğum iki çeşit dükkan var. Allahım
nefret ediyorum onlardan!
İlki kuaförler...
Mutlaka bir önceki kestirdiğin saça bir kulp takarlar. Öyle bir aşağılarlar ki "Allahım öyle paçoz bir saçla aylarca nasıl gezmişim?" diye kendini eziklerken bulursun. Sonra mutlaka "Saçların neden bu kadar yağlı?" diye sorup hemen özel(!) bir şampuan satmaya çalışırlar. Ya da "Saçın bakımsız kalmış, krem verelim." veya "Saçların çok güzel bozulmaması için bir krem verelim." derler. Yani her türlü keklemeye çalışırlar.
Ah bir de kaş, bıyık aldırma durumları. Resmen bütün mahrem alanın işgal edilir. Üzerine üzerine eğilmeler, yüzüne vuran sıcak nefesler. Hele bir de sigara tiryakisiyse vay haline.
2incisiyse çamaşırcılar...
Bilhassa bir sürü pahalı sütyen markası satanlar. Bunların bir kere elemanlarının çenesi çok düşük olur. Ve müşterinin kilosu, tipi ne olursa olsun her seferinde vücutlarında bir kusur bulurlar. Asla bedeninden rahatsız olmadığını, aksine sevdiğini anlatamazsın onlara. İlla ya toparlayıcı satacaklar ya destekli. Aman da "Bu denediğiniz çamaşır nasıl da güzel oldu. Eskisi gömleğinizin altından nasılda çirkin duruyordu." lafları. Sonra araya mutlaka bir mutlu müşteri anısı sıkıştırıverirler ki değerleri anlaşılsın. Valla oralara girince kaçar gibi alışveriş yapmaya çalışıyorum ama bazen yakalandığım da oluyor. Allah sonumuzu hayretsin!
nefret ediyorum onlardan!
İlki kuaförler...
Mutlaka bir önceki kestirdiğin saça bir kulp takarlar. Öyle bir aşağılarlar ki "Allahım öyle paçoz bir saçla aylarca nasıl gezmişim?" diye kendini eziklerken bulursun. Sonra mutlaka "Saçların neden bu kadar yağlı?" diye sorup hemen özel(!) bir şampuan satmaya çalışırlar. Ya da "Saçın bakımsız kalmış, krem verelim." veya "Saçların çok güzel bozulmaması için bir krem verelim." derler. Yani her türlü keklemeye çalışırlar.
Ah bir de kaş, bıyık aldırma durumları. Resmen bütün mahrem alanın işgal edilir. Üzerine üzerine eğilmeler, yüzüne vuran sıcak nefesler. Hele bir de sigara tiryakisiyse vay haline.
2incisiyse çamaşırcılar...
Bilhassa bir sürü pahalı sütyen markası satanlar. Bunların bir kere elemanlarının çenesi çok düşük olur. Ve müşterinin kilosu, tipi ne olursa olsun her seferinde vücutlarında bir kusur bulurlar. Asla bedeninden rahatsız olmadığını, aksine sevdiğini anlatamazsın onlara. İlla ya toparlayıcı satacaklar ya destekli. Aman da "Bu denediğiniz çamaşır nasıl da güzel oldu. Eskisi gömleğinizin altından nasılda çirkin duruyordu." lafları. Sonra araya mutlaka bir mutlu müşteri anısı sıkıştırıverirler ki değerleri anlaşılsın. Valla oralara girince kaçar gibi alışveriş yapmaya çalışıyorum ama bazen yakalandığım da oluyor. Allah sonumuzu hayretsin!










